1. Glikoz :Karaciğer, glikojenez süreci yoluyla fazla glikozu kompleks bir şeker olan glikojene dönüştürür. Vücut öğünler arasında enerjiye ihtiyaç duyduğunda, karaciğer glikojeni parçalayabilir ve glikojenoliz yoluyla glikozu kan dolaşımına salabilir. Bu, normal kan şekeri seviyelerinin korunmasına yardımcı olur.
2. Amino asitler :Karaciğer, diyet proteinlerinden veya parçalanmış dokulardan elde edilen amino asitlerin metabolizmasında rol oynar. Amino asitlerin fazlası böbrekler tarafından atılan üreye dönüştürülürken, diğerleri karaciğer proteinleri olarak depolanır veya çeşitli vücut fonksiyonları için yeni proteinlere sentezlenir.
3. Vitaminler :Karaciğer, A, D ve B12 vitaminleri de dahil olmak üzere belirli vitaminleri depolar. A vitamini karaciğer hücrelerinde retinil esterleri halinde depolanırken, D ve B12 vitaminleri daha küçük miktarlarda depolanır. İhtiyaç duyulduğunda bu vitaminler kan dolaşımına salınır.
4. Mineraller :Karaciğer, demir ve bakır gibi çeşitli minerallerin depolanmasında ve düzenlenmesinde rol oynar. Demir karaciğerde ferritin adı verilen bir proteine bağlı olarak depolanır. Vücut demire ihtiyaç duyduğunda ferritin onu çeşitli dokulara taşınmak ve kırmızı kan hücrelerinin üretimi için serbest bırakır.
5. Yağ asitleri :Karaciğer, diyetle alınan yağlardan elde edilen veya vücutta sentezlenen yağ asitlerinin depolanmasında ve salınmasında rol oynar. Fazla yağ asitleri trigliseritlere dönüştürülür ve karaciğer hücrelerinde depolanır. Enerjiye ihtiyaç duyulduğunda bu trigliseritler parçalanabilir ve yağ asitleri, farklı dokular tarafından yakıt olarak kullanılmak üzere kan dolaşımına salınır.
Genel olarak karaciğer, besinleri toplayıp serbest bırakarak hayati bir depolama sistemi görevi görür, öğünler arasında vücudun düzgün çalışması için sürekli enerji ve temel bileşiklerin sağlanmasını sağlar.